Lamphos Baloncuğu
LAMPHOS BALONCUĞU
Neden ilerliyemiyorsunuz ?
Çünkü benliğinizin tam oturmasına engel olacacak düşünceler ve kaygılar
üreterek benliğinize yaklaşamıyorsunuz, hatta benliğinizden bu yüzden
kopuyorsunuz.Yani benliğin kendi bırakması ve kendisi olması doğasında varken
siz onu şüphelerinizle bölüyor ve parçalı karekterlere sahip
oluyorsunuz.Aslında yaptığınız şey benliğinizin oturmuşluğunu engellemekten
başka bir şey değil.Böyle yaptığınız için benliğiniz yerine tam oturmuyor ve
gün boyu aslında oturmamış olan , boşlukta kalmışlığınızın sebep olduğu boşluk
yüzünden çekimser kalarak,çelişkiler yaşıyorsunuz.Gördüğünüz üzere önce
çatışmayı oluşturuyor ve ardından da çatışmanın sebep olduğu benlik
yoksunluğunun ürettiği kavram düşünce ve
kaygılarla savaşarak hiçbir sonuca ulaşamıyorsunuz, hatta benliğinizde açılan
boşluğu daha da büyüterek yeni problemler oluşturuyorsunuz.Benlikteki boşluk
büyüdükçe olayları sesleri ve görüntüleri büyütüyor sonrada ilerde kötü anımsanamabilecek
hoş olmayan hatıralara sahip oluyorsunuz.
Umarım şimdi bu tezatı daha iyi
kavramışsınızdır.Çünkü nerdeyse tüm gününüzü alan bu hoş olmayan hatıraların gerçekte nasıl oluştuğna ilişkin elimizde bu kadar ipucu varken yine de onlarla
savaşır, bir şekilde işin içinden boşu boşuna çıkmaya çalışırız.
Size kötü bir haberim var! Savaştığınız o çelişkiler bu şekilde çözülmeyecek hiçbir zaman; çünkü kaynağını iyi anlamadığınız bir problemi sonuca götüremezsiniz.
Daha önce çok önemli bir yasadan bahsettik ve dedik ki; Benlik tam oturmayınca enerji düşer ve potansiyeline göre düşünsel bir katogoriye adlandırılmak üzere yerleşir.
Yani düşen enerji ve duygusal kuvvet enerji yitimine uğrar ve sonunda karşılığı olan zihinsel katogorilerle eşleşir ve içinde bulunduğu katogoriye göre tepkimeler gösterir.Örneğin sınavı kaybettiniz, bu yüzden benliğiniz bir sekte ve çekilme ve zoranımıyla karşılaştı; kısacası benliğinizde morel bozukluğundan ötürü bir boşluk ortaya çıktı.Bu yüzden sınavın kötü olması enerji kalitenizin düşmesine ve negatif bu duruma ilişkin olumsuz bir algı ve algıların çağrışmasına sebep oldu.Tıpkı düşük sınav notunuzun kendinizi kötü hissetmenize zaten kız arkadaşınızla beraberliğinizin yetersizliğiniz yüzünden iyi gitmediğine, arkadaşlarınızla olan diyaloglarınızdan yeteri kadar başarılı olmadığınıza evde ailesi tarafından sevilen bir çocuk olmadığınıza buna benzer birçok sebebin sizi yetersiz ve değersiz hissetmesine sebep olduğu birçok kategoriyle savaşmak zorunda kalabilirsiniz.
Eğer burada meseleyi kaynağından çözmek yerine gidip kız arkadaşınızla tartışırsanız sonunda benliğinizle ilgili ortaya çıkan boşluğunuzun sadece derinleşmesine katkı sağlayacaksınız hepsi bu.Oysaki burada önemli olan benliği boşluğa sevketmeden önce sınava daha iyi hazırlanabileceğinize dair önce kendinize bir söz vermeniz ve olayı durumu bu kadarıyla bırakmanız sonrada benliğinizi kurcalamadan kendinizi olayın akışına bırakmanız ve konuyu sadece bir sınav konusu olarak bırakmanız gerekirdi.İşte bizde tam olarak bundan bahsediyoruz; yani yasaya göre enerjimizin sarbest dolaşımının sağlanabilmesi için temel kavramı çok iyi tanımamız gerekiyor.Çünkü içimizde dolaşan enerjinin ne sınavdan ne de çevremizdeki diğer diyaloglardan haberi yoktur.
Size kötü bir haberim var! Savaştığınız o çelişkiler bu şekilde çözülmeyecek hiçbir zaman; çünkü kaynağını iyi anlamadığınız bir problemi sonuca götüremezsiniz.
Daha önce çok önemli bir yasadan bahsettik ve dedik ki; Benlik tam oturmayınca enerji düşer ve potansiyeline göre düşünsel bir katogoriye adlandırılmak üzere yerleşir.
Yani düşen enerji ve duygusal kuvvet enerji yitimine uğrar ve sonunda karşılığı olan zihinsel katogorilerle eşleşir ve içinde bulunduğu katogoriye göre tepkimeler gösterir.Örneğin sınavı kaybettiniz, bu yüzden benliğiniz bir sekte ve çekilme ve zoranımıyla karşılaştı; kısacası benliğinizde morel bozukluğundan ötürü bir boşluk ortaya çıktı.Bu yüzden sınavın kötü olması enerji kalitenizin düşmesine ve negatif bu duruma ilişkin olumsuz bir algı ve algıların çağrışmasına sebep oldu.Tıpkı düşük sınav notunuzun kendinizi kötü hissetmenize zaten kız arkadaşınızla beraberliğinizin yetersizliğiniz yüzünden iyi gitmediğine, arkadaşlarınızla olan diyaloglarınızdan yeteri kadar başarılı olmadığınıza evde ailesi tarafından sevilen bir çocuk olmadığınıza buna benzer birçok sebebin sizi yetersiz ve değersiz hissetmesine sebep olduğu birçok kategoriyle savaşmak zorunda kalabilirsiniz.
Eğer burada meseleyi kaynağından çözmek yerine gidip kız arkadaşınızla tartışırsanız sonunda benliğinizle ilgili ortaya çıkan boşluğunuzun sadece derinleşmesine katkı sağlayacaksınız hepsi bu.Oysaki burada önemli olan benliği boşluğa sevketmeden önce sınava daha iyi hazırlanabileceğinize dair önce kendinize bir söz vermeniz ve olayı durumu bu kadarıyla bırakmanız sonrada benliğinizi kurcalamadan kendinizi olayın akışına bırakmanız ve konuyu sadece bir sınav konusu olarak bırakmanız gerekirdi.İşte bizde tam olarak bundan bahsediyoruz; yani yasaya göre enerjimizin sarbest dolaşımının sağlanabilmesi için temel kavramı çok iyi tanımamız gerekiyor.Çünkü içimizde dolaşan enerjinin ne sınavdan ne de çevremizdeki diğer diyaloglardan haberi yoktur.
Sadece koşullamalar ve düşünsel şartlanmalar yüzünden içine girdiği
kılıf vardır.Aslında burada olan şey düşünsel katogorilerin yanlış bir kurguyla
enerjiye bir yol çizmesidir.Bu yolu takip eden enerji yanlış bir yola
girdiğinde sıkışıp kalmakta ve
tıkanmanın verdiği mücadele yüzünden dengesini, hareket kabiliyetinin
kısıtlanmasını ifade edebilmek için bir
isim altına girme çabasını göstermesi vardır.Ortada olan ise sadece temel bazı
duygulardır.
Hormonların salgıladığı bu duygular emniyet, cinsellik, başarılı olmak, sevgi, güç vs.. şeklinde olan duygular kendini sadece ifade etmek ve kendisini gerçekleştirmek istemektedir.Diğer duygular olarak bahsedilebilen birçok şey bu temel duygulardan melez olarak, duyguların farklı karışımıyla harmanlanarak adlandırılmış hetorejen olgudur.
Söylemek istediğim şu ki; Önce benliğimizin tam olarak oturmuş olması gerekir ve bununla beraber duygularımızın özgürce dolaşımını sağlamamız icap eder.Aslında yaşantımızdaki en temel konu sadece bunları yapmak değil midir?.Sadece duyguları gerçekleştirmek!Son olarak şunu eklemek istiyorum: Yaptığımız en büyük hata benlikteki boşluğun sebep olduğu enerji düşmesini farklı bir nedene bağlamak ve buyüzden enerji düşümünün kendini başka bir olumsuzlukla adlandırılmasına göz yummak.İkinci hata ise düşünceler üzerinden duygulanmak.Oysaki doğrusu, duygular üzerinden düşünmek olmalıydı.
Hormonların salgıladığı bu duygular emniyet, cinsellik, başarılı olmak, sevgi, güç vs.. şeklinde olan duygular kendini sadece ifade etmek ve kendisini gerçekleştirmek istemektedir.Diğer duygular olarak bahsedilebilen birçok şey bu temel duygulardan melez olarak, duyguların farklı karışımıyla harmanlanarak adlandırılmış hetorejen olgudur.
Söylemek istediğim şu ki; Önce benliğimizin tam olarak oturmuş olması gerekir ve bununla beraber duygularımızın özgürce dolaşımını sağlamamız icap eder.Aslında yaşantımızdaki en temel konu sadece bunları yapmak değil midir?.Sadece duyguları gerçekleştirmek!Son olarak şunu eklemek istiyorum: Yaptığımız en büyük hata benlikteki boşluğun sebep olduğu enerji düşmesini farklı bir nedene bağlamak ve buyüzden enerji düşümünün kendini başka bir olumsuzlukla adlandırılmasına göz yummak.İkinci hata ise düşünceler üzerinden duygulanmak.Oysaki doğrusu, duygular üzerinden düşünmek olmalıydı.
Dikkat ederseniz bu iki yasayı tam olarak
kavrayamayan insanların hayatları kargaşa ile doludur.Ve nerdeyese birçok problemler
bu yüzden ortaya çıkar.Tüm bunlar duyguları sıkıştırır ve huzursuzluğa sebep
olur.Çünkü düşünce bazen duyguları tam olarak ifade etmekte yetersiz kalabilir
ve düşünsel olarak duyguların sadece yüzeysel bir katmanını ifade
edebilir.
Yani duygularınız çeşitli sebeplerle yozlaşmışsa, birçok değişik aşamadan geçerek kendini gerçekleştirememişse, ve sonuç olarak bir köşede unutulmuşsa ve gerçekleşmek için kendine yemi bir duyguyu kullanmaya başlamışsa bir çok değişik hislerin karışımı halindeyse sonuçta ortaya çıkan şeyi düşünce yanlış adlandırabilir.
Bu netlik kayıbı düşüncenin de tam karşılığı bulamamasına ve sonunda da yanlış ifadeye sebep olmasına sebep olur ki karşımızdakine bu sebeple doğru mesajı iletememiş oluruz yada karşımızdaki kişi doğru mesajı alamayarak ortaya sonuçta içimizdekini tam karşılamayan fakat iki kişinin sahip olduğu fakat iki kişinin de paylaşmadığı bir duygu ortaya çıkar.Şimdi ne demek istediğimizi anladık mı?
Yani duygularınız çeşitli sebeplerle yozlaşmışsa, birçok değişik aşamadan geçerek kendini gerçekleştirememişse, ve sonuç olarak bir köşede unutulmuşsa ve gerçekleşmek için kendine yemi bir duyguyu kullanmaya başlamışsa bir çok değişik hislerin karışımı halindeyse sonuçta ortaya çıkan şeyi düşünce yanlış adlandırabilir.
Bu netlik kayıbı düşüncenin de tam karşılığı bulamamasına ve sonunda da yanlış ifadeye sebep olmasına sebep olur ki karşımızdakine bu sebeple doğru mesajı iletememiş oluruz yada karşımızdaki kişi doğru mesajı alamayarak ortaya sonuçta içimizdekini tam karşılamayan fakat iki kişinin sahip olduğu fakat iki kişinin de paylaşmadığı bir duygu ortaya çıkar.Şimdi ne demek istediğimizi anladık mı?
Bu yüzden duygularımız düşünsel olarak ifade ederken
tüm varlığımızla samimi olalım amam düşünerek duyguları adlandırmayalım ve
duyguları hapsetmeyelim.Bir diğer önemli noktada biyolojik olarak duyguların
rahatça akışına izin verebilecek yeterli oranda sinirsel ve biyoloji imkanlara
sahip olup olmadığımızdır.
Eğer enerjiniz beyine ulaşırken sinirsel olarak zorlanım duyuyorsa bu durumda enerji engel karşısında yine çekilmek zorunda kalacak bu yüzden de depresif fikirlerle mücadele etmek zorunda kalabilecektir.Eğer biyolojik olarak böyle bir problem varsa problem gerçekten büyük demektir.Fakat piskolojikse örneğin benlikteki boşluk enerji düşümüne sebep oluyor ve depresif düşünceler sinirlerinizi geriyor bu nedenle enerji daralan sinir yuvalarından geçişinde zorlanıyorsa ve zorlanılma karşılaşarak enerji düşümü sebebiyle depresif düşüncelere sahip oluyorsa ki bu gördüğünüz üzere bir kısır döngüdür.Bu durumda daha önceden de bahsettiğim gibi önce soruna neden olan semptomun gerçek bir nedenden mi yoksa benliğin sebep olduğu bölünmenin sebebiyle ortaya çıkan bir parçalanmadan mı meydana geldiği anlaşılmalıdır.
Eğer enerjiniz beyine ulaşırken sinirsel olarak zorlanım duyuyorsa bu durumda enerji engel karşısında yine çekilmek zorunda kalacak bu yüzden de depresif fikirlerle mücadele etmek zorunda kalabilecektir.Eğer biyolojik olarak böyle bir problem varsa problem gerçekten büyük demektir.Fakat piskolojikse örneğin benlikteki boşluk enerji düşümüne sebep oluyor ve depresif düşünceler sinirlerinizi geriyor bu nedenle enerji daralan sinir yuvalarından geçişinde zorlanıyorsa ve zorlanılma karşılaşarak enerji düşümü sebebiyle depresif düşüncelere sahip oluyorsa ki bu gördüğünüz üzere bir kısır döngüdür.Bu durumda daha önceden de bahsettiğim gibi önce soruna neden olan semptomun gerçek bir nedenden mi yoksa benliğin sebep olduğu bölünmenin sebebiyle ortaya çıkan bir parçalanmadan mı meydana geldiği anlaşılmalıdır.
Diyelim ki problemler ikinci bir durumdan kaynaklanıyor, yani
kısır döngü sebeiyle kişi aynı semptomik düşünsel/çağrışımsal koridoru izliyor
bu durumda bilinçaltında izlenen bu semptomik koridor tüm ana taslağıyla
kavranır ve olayın hangi yanlışlıktan kaynaklandığı kavranılır bu kavrayış
bilinç kanalıyla yapılırsa izlenen yanlışlığın ilk başlangıcını oluşturan ve
diğer semptomik düşüncelere düşük enerjinin çağrışım yoluyla ulaşılmasının önüne
geçilerek burada bir yama oluşturulur.
Artık enerji düşse bile diğer katogorilere ulaşamıyacak ve bilinçüstüne doğru yeni bir yol izleyecek o yolda şu olacak: Evet kötü bir enerji hissediyorum benliğimde bir boşluk var ; sınavdan kötü not aldığınız için arkadaşınızla kavga ettiğinizi varsayalım , onun aldığınız kötü not ile ilgili yaptığı bir benzetmeyi hissettiğiniz duyguya göre değil, olduğu gibi görmenize neden olabilecek bilinçüstü değerlendirmeniz yararlı olacaktır.Ama iş sanal bir kurgulamaysa bu durumda izlenen semptomik olumsuz koridorun ilk çağrışına sıçrayabilecek ilk kıvılcımın yerine bu yanlış çağrışım zincirinin tümünü tasvir eden bir genel hatlarıyla olayın tümünü karşılayan bir şablon olarak genel semptomik seyir fikrini koyduğumuzda bilinçaltındaki bu semptomik seyir rotası bilinçüstüne çıkacak ve bilinçüstüne çıkınca da izleyeceği yolda kabul görmüş yeni bir algı olarak seyrini benlikte bir yörünge üzerinden tamamlayarak döngüsünü sürdürecektir.
Yani olumsuzluğun benlikte oraya çıkan bu ilk oluşumu enerji düşümüyle ilk adım olarak olusuz bir çağrışıma ulaşarak negatif bir semptom ile zincirleşmek isterken bu sefer karşısında ilk adım olarak izleyeceği çağrışımsal zincirin tümünü tasvir eden ve izlenecek yolun gerçek bir algı deneyimi ve gerçek bir sorunun ögesi olmadığı sadece bilinçaltının otomatik olarak gerçekleştirdiği bir devinim olduğu bununla birlikte bu mekanik devinimin sebep olduğu olumsuz algıların gerçekte sadece sanal bir özellik olduğu ve o esnada gerçek bir problemi teşkil etmediği , kişinin gerçek bir problemi olmadığına dair bir bilinçüstü kavramına enerjinin transefer olmasını sağlayarak enerjinin düşmesini engelleyip , enerjinin bilinçüstünde akmasını sağlamaya katkı sağlayacaktır.
Artık enerji düşse bile diğer katogorilere ulaşamıyacak ve bilinçüstüne doğru yeni bir yol izleyecek o yolda şu olacak: Evet kötü bir enerji hissediyorum benliğimde bir boşluk var ; sınavdan kötü not aldığınız için arkadaşınızla kavga ettiğinizi varsayalım , onun aldığınız kötü not ile ilgili yaptığı bir benzetmeyi hissettiğiniz duyguya göre değil, olduğu gibi görmenize neden olabilecek bilinçüstü değerlendirmeniz yararlı olacaktır.Ama iş sanal bir kurgulamaysa bu durumda izlenen semptomik olumsuz koridorun ilk çağrışına sıçrayabilecek ilk kıvılcımın yerine bu yanlış çağrışım zincirinin tümünü tasvir eden bir genel hatlarıyla olayın tümünü karşılayan bir şablon olarak genel semptomik seyir fikrini koyduğumuzda bilinçaltındaki bu semptomik seyir rotası bilinçüstüne çıkacak ve bilinçüstüne çıkınca da izleyeceği yolda kabul görmüş yeni bir algı olarak seyrini benlikte bir yörünge üzerinden tamamlayarak döngüsünü sürdürecektir.
Yani olumsuzluğun benlikte oraya çıkan bu ilk oluşumu enerji düşümüyle ilk adım olarak olusuz bir çağrışıma ulaşarak negatif bir semptom ile zincirleşmek isterken bu sefer karşısında ilk adım olarak izleyeceği çağrışımsal zincirin tümünü tasvir eden ve izlenecek yolun gerçek bir algı deneyimi ve gerçek bir sorunun ögesi olmadığı sadece bilinçaltının otomatik olarak gerçekleştirdiği bir devinim olduğu bununla birlikte bu mekanik devinimin sebep olduğu olumsuz algıların gerçekte sadece sanal bir özellik olduğu ve o esnada gerçek bir problemi teşkil etmediği , kişinin gerçek bir problemi olmadığına dair bir bilinçüstü kavramına enerjinin transefer olmasını sağlayarak enerjinin düşmesini engelleyip , enerjinin bilinçüstünde akmasını sağlamaya katkı sağlayacaktır.
Benliğin
çekilmesinin sebep olduğu boşluktan doğan bir karmaşa ile sonsuz septomlar
üretirken aslında karşınızdaki semptomları çözerek benliğinizin oturacağını
sanıyorsunuz.Yani sebep savaştığınız depresif düşünceler değil aslında
benliğinizi oturmuşluğundan yoksun bırakan yaklaşım ve davranışlarınız.Sizler
ilkin benliğinizi bu şekilde boşluğa iterken; bilinçaltı da ortaya çıkan bu
yeni durumu bir tür güvenlik açığı sayarak; boşluğu adlandırmaya çalışır.Ve ilk
adım olarak da isim bulmaya başlarken geçmişinizi tarayarak daha önceden
karşılaşılan olumsuz anıları tarayarak işe başlar ve en olumsuzdan başlayarak
çağrışımlar kurarak bilinçaltında yeniden hatırlanmasını sağlar.
Geçmişinizdeki
olumsuzlukların hatırlanmasında olayın çözülüp çözülmemesi yada hallolmuş bir
mesele olup olmaması değil; sizde ne derece iz bıraktığına bakılarak
canlandırılmaya çalışılır.İşte bu olayın olumsuz bir özne halini kazanarak yer
aldığı sinirsel algı demetine Lamphos Baloncuğu adı verilir.Boşluğa düşen
bilinç enerji yitimine uğradığı anda elektirik yükünü değiştirerek
negatifleşirken; aynı zamanda sahip olduğu değere yakın bir algı ,anı katogorisiyle
biliçaltında tarama yapar ve bulduğu algıyla kendini tanımlamaya çalışır.Bunu
yaparken rutin bir şablon ve nerdeyse kuralcı bir dizgi izler.Yani bir çeşit
şablon ve şematik bir izgeye sahiptir.Bu bilinçaltı davranışı sanki otomotik
yada mekanik bir işleyişile yönlendirilir.Bizim burada anlatmaya çalıştığımız olumsuz bir kutuba sahip Lamphos Baloncuğunun
gerçekten değiştirilip değiştirilemeyeceğidir.Aslında bu algı demeti enerji
yükünü kaybedip azalabilir hatta bilinçüstüne aktarılarak pozitfleşebilir de;
veya bay-pass yapılarak bilinçaltı
çağrışım ve hatırlama dizgisinin yönünü yama yaparak başka bir algılmaya
aktarılarak çağrışımın yönü değiştirilebilir.
Bizim şimdiye kadar yaptığımız
çalışmalarda özellikle boşluğa düşen bilincin önce olmsuz semptomlar haline
dönüşmesini, bilinçaltının bu sebeple mikrop kapmasından ötürü ortada bir
gerçek neden yokken sanal bir çağrışım zincirinin oluşması sebebiyle otomotik
işleyen bir düzeneğin işlevsiz hale getirilimesni hedefleyen bir çalışma
yaptığımızdı.Gerçi bizler sağlam olsun diye hiç gereği yokken olumsuz
semptomların gerçek sebeplerini bularak onları çelişki ve soru şeklindeki
belirsizlikleini cevaplayarak ayrıca toplumca kabul edilmiş açıklamalarla
bilinç düzeyinde pozitif yüke dönmesini sağladık ama buna gerçekten hiç gerek
olmamasına rağmen işi sağlam tutmak için bunu yapmıştık.
Bu yüzden sanal bu olayları tek tek incelemektense tüm düzeneği aynı mantık içinde bilinç üstüne aktarark tamamen işlevsizleştirmek niyetinde olduğumuzu vurgulamak istiyoruz.Çünkü bilinç boşluğa düştüğü bir esnada enerji yitimi hem düşer hem de bir çok uyarıcı niteliğinde alarm hormonları sürekli bizlerin kaygılanmasına sebep olur.İşte böyle bir ortam neredeyse sayısız semptomun oluşmasına sebep olur ve her biri için pozitif yüke çevirmek böylesi sanal durumlar için akıntıya kürek çekmek gibidir.Bu bahsettiğim kuralın sanal ve gerçek bir olay olmaksızın meydana gelen durumlar için olduğunu söyleyebiliriz.
Fakat gerçek durumlarda ise Lamphos Baloncuğunda ikame, ve pozitif yüke çevirme uygulaması kesinlikle kaçınılmazdır.Biz de bu yüzden işe ilk önce sanal korku düzeneğinin tam olarak kavranması için bu işleyişin tam olarak kavranması ve bilinçüstüne çıkarılarak olumsuz çağrının gerçekten nötürleşmesini istiyoruz.İşte bu tam olarak kavrandıktan sonra geriye kalan tek şey kendimize güvenerek emniyet içinde bilincimizi serbest bırakmak olacaktır.Böylece benliğimizi farketdebilecek ve hatta kendimiz olabileceğiz.Bunu yaptıktan sonraki işimiz isteklerimize yönelmek, iyi niyetli olmak, sürekli çalışmak, tevekkül etmek olacaktır.Çok önemli bir şey daha var ki bunları artık lügatımızdan çıkarmamız gerekiyor; ümitsizlik, kararsızlık, çelişki ve tembellik. Hep imanlı olmalıyız ve kendimize güvenmeliyiz.
Bu yüzden sanal bu olayları tek tek incelemektense tüm düzeneği aynı mantık içinde bilinç üstüne aktarark tamamen işlevsizleştirmek niyetinde olduğumuzu vurgulamak istiyoruz.Çünkü bilinç boşluğa düştüğü bir esnada enerji yitimi hem düşer hem de bir çok uyarıcı niteliğinde alarm hormonları sürekli bizlerin kaygılanmasına sebep olur.İşte böyle bir ortam neredeyse sayısız semptomun oluşmasına sebep olur ve her biri için pozitif yüke çevirmek böylesi sanal durumlar için akıntıya kürek çekmek gibidir.Bu bahsettiğim kuralın sanal ve gerçek bir olay olmaksızın meydana gelen durumlar için olduğunu söyleyebiliriz.
Fakat gerçek durumlarda ise Lamphos Baloncuğunda ikame, ve pozitif yüke çevirme uygulaması kesinlikle kaçınılmazdır.Biz de bu yüzden işe ilk önce sanal korku düzeneğinin tam olarak kavranması için bu işleyişin tam olarak kavranması ve bilinçüstüne çıkarılarak olumsuz çağrının gerçekten nötürleşmesini istiyoruz.İşte bu tam olarak kavrandıktan sonra geriye kalan tek şey kendimize güvenerek emniyet içinde bilincimizi serbest bırakmak olacaktır.Böylece benliğimizi farketdebilecek ve hatta kendimiz olabileceğiz.Bunu yaptıktan sonraki işimiz isteklerimize yönelmek, iyi niyetli olmak, sürekli çalışmak, tevekkül etmek olacaktır.Çok önemli bir şey daha var ki bunları artık lügatımızdan çıkarmamız gerekiyor; ümitsizlik, kararsızlık, çelişki ve tembellik. Hep imanlı olmalıyız ve kendimize güvenmeliyiz.
Düşünceler ile ilgili daha ilginç bir tezim daha var.Kişi oğlu hormon ve
duyguları üzerinden düşünüyor ve karar alıyor.Ve genelde hormonlarımızın
genetik olduğu ve doğuştan gelen genetik bir özellik olduğu düşünülürse,
kişioğlu aslında düşünceleri de bu program üzerinden ürettiğini
söyleyebiliriz.Yani çevresele faktörlerle bir şeyler edinilmiş olabilir ama temel
dinamikler bu çerçevede yüreyecek, buyüzden kişioğlu düşünceleri konusnda
gerçekten özgürmüdür? Yada bir kişinin ne düşünebileceği bu formül
geliştirilirse aklından geçenler kestirilebilir mi? Evet doğr tahmin ettiniz
yeni bir teorie girmek üzereyiz.Bir sonraki konumuzda bahis ve şansın
öngörülebiirliği ve kesin sonuçların ortaya konulup konulamayacağı vardıJ
Aslında bu konuya şurdan geldim;
insanın son yüzyılda geldiği nokta tam bir komedi.Düşünce duyguları ifade
etmeye yarayan bir araç ve kılıf olarak kalması gerekirken.Kişi depresyona
sebep olan hatayı, düşünceleri üzerinden duygulanarak yapmasıyla oluşturmayı
başardı ki depresyonun asıl nedeni yapılan bu kusurlu kullanım klavuzluğundan
kaynaklandı.Kısa bir örnekle bitriyorum.Bizler hiçbir işe yaramadığını
bildiğimiz halde duygularımız hakkında düşünürüz.
Düzeltiyorum, düşünceleri bir puzzle gibi oraya buraya yerleştirip, sonunda bunları ortaya koyduğu sonuç ve başka değer yargılarını da göz önüne alarak mutlu yada mutsuz olduğumuz kanatine varırız.Oysaki duygular üzerine düşünülmez, duygular sadece yaşanır, sağlıklı enerji akımı yasası bunu gerektirir, sadece duygularımızı hissederiz ve bunları ister ve gerçeklerştirirz.Bunu yaparken de toplumsal değer yargıları ve bir takım kuralları dinleyerek doğru zamanlarda gerçekleştirmeye gayret ederiz. Hepsi bu!!
Düzeltiyorum, düşünceleri bir puzzle gibi oraya buraya yerleştirip, sonunda bunları ortaya koyduğu sonuç ve başka değer yargılarını da göz önüne alarak mutlu yada mutsuz olduğumuz kanatine varırız.Oysaki duygular üzerine düşünülmez, duygular sadece yaşanır, sağlıklı enerji akımı yasası bunu gerektirir, sadece duygularımızı hissederiz ve bunları ister ve gerçeklerştirirz.Bunu yaparken de toplumsal değer yargıları ve bir takım kuralları dinleyerek doğru zamanlarda gerçekleştirmeye gayret ederiz. Hepsi bu!!










Yorumlar
Yorum Gönder