Kapitalist Korkular


     


 Bugün anlatacaklarımı lütfen dikkatlice dinleyiniz; çünkü bütün hayatınızı değiştirebilir.
Şimdiye kadar anlatıklarımı belki de hiç okumadınız.Ama ben biraz olsun yazdıklarımdan kısaca bahsetmek istiyorum.Yaklaşık olarak 15 yıldır Ruh kitabı ve piskolojik belgitleme defteri üzerine çalışıyorum.Kimi zaman sayrılıklar ve sağaltım, kimi zaman da anlak ve çözümleme üzerine birtakım yazılarım oldu.Bunları kimseyle paylaşmadım.Çünkü bunları kısmen okumak yazdıklarımı okuyanlar için gülünç gelebilen birtakım idda olarak görülebileceği için cesaret kırıcı olabileceğini düşündüm.Süreçle ilgili bir konu olduğunu düşünerek kimse üzerine aplike etmeye de çalışmadım.
Fakat çalışmalarım ilerledikçe yepyeni buluşlarla tanışma şansım oldu.Bunun için yaratıcıya ne kadar şükretsem azdır.

      Yaptığım çalışmalar gösteriyor ki; bizleri harekete geçiren temel faktörlerden birisi de duygular ve sezgilerdir.Kişiler bunlardan yola çıkarak yaşam prensiplerini oluşturur ve rotalarınoı çizerler.Yani bizler vücut yapımızdaki özelliklerden yola çıkarak hislerimizi izleriz.Libidosu doğuştan yüksek kişileri bu yüzden bilim camiasında pek göremeyiz.Çünkü duygularımız onu doyurabilen kaynaklara yönelmek ister.Bu yüzden cinsel uyarımları daha iyi algılayan ve bunları kesintisiz olarak aktarabilenler  daha fazlası için zamparalığı seçiyorken, bu konuda algı ve enerji üretimi sınırlı olanlar bu konularda sınırlı bir yaşam alanı seçebilirler.Belkide enerjisi düşük olanlar bu sayede bilişsel alanlarda yetkinliğini iş kariyerinde göstermek isteyebilirler.Bu örnekleri çoğaltabiliriz; fakat konuyu getirmek istediğim asıl nokta kişilerin sonunda ne yaparsa yapsınlar  sonunda duygusal olarak tatmin için mücadele verdiği gerçeğidir.Aslında yaptıklarınıza takılıp kalmak yerine genel taslakları çözümlemeniz gerekirdi.Bu yüzden kişiler hisleriyle özeldir ve yaptıkları da  kıyaslanmaksızın  ona ait olarak değerlendirilmelidir.Bu yüzden başkalarının size dikte ettiğiyaşam metodu duygularınızı doğrulamıyorsa kısaca geçersiz  olarak değerlendirmek seçeneklerinizden sadece biri olmalı.

    Duygularsa sandığınız kadar karışık değil aslında ; belli başlı birkaç temel duygu  var diye biliriz.Bunlar enerji kaybedip engel ve baskı ortamlarında sadece melezleşir.Aslında  yaşam prensibimiz ve  Fakat kapitalist korkular yüzünden doğru yaşayamıyoruz.Çünkü önce iyi bir işimiz olması gerektiğini sanıyoruz ve çok para!Fakat önceliğin duygularımızın doyurulmaması olduğunu aklımızdan çıkarıyoruz.Bu yüzden İslam kişide önceliği inanç ve self duygusal eğitime verir.Devinimse şu şekilde gerçekleşir: İman, güven,sevgi,bilinç,huzur,,, oysa temel duyguları doyurmak için yanlış olarak para kazanmak ve meta sahibi olmayı başa koyarız.Bu yüzden de duygusal sistem doğru olarak yürümez.Hatta  yanlış ve ağır beslenme ve kötü alışkanlıklarda duygularımızı bozduğu için duygusal yozlaşma ve sinirsel gerginlik yaşarız.



    Doğru yaşam sinirlerinizi gevşetir.Yanlış yaşadığınız belki de sinirsel sertleşme ve esnek olamamada görebilirsiniz.konuyu şuraya getirmek istiyorum aslında.Birkaç temel duygumuz olduğunu söylemiştik.bunlar karakter ve kişilik formalarını katagorize eden bir şablonu örter.ve belirli derinlik ve seviyesel derinliklere sahiptir.Enerjimiz bu zihinsel kategorilere ne kadar dolarsa o kadar bilişsel edimler kazanmış oluruz.Ve bunlar ne kadar enerji kaybederse o kadar korku ve fobi sahibi oluruz.Kısacası edindiğimiz korkular zihinsel işleğimizi örten kategorilerden çekilen enerji kadardır.Yani sevgi azaldıkça simetrik olarak korku ve şiddet artar.İman azaldıkça da belki güvensizlik ve şüphe güdüsü şiddetlenir.


     Enerjisel Duyu Aktarımında Simetri bu anlama gelir.dolayısıyla önemli olan enerjiyi korumak ve ona zihinsel kategoride yer açarak kökleşmesini sağlamaktır.Bu tekniği kullanarak korkuları tanımaktansa onun art imgesi olan simetrik karşılığını bulmalıyız.Çünkü korku ve ölüm hayat ve sevginin bir gölgesidir.Fobilerimiz bize yitirdiğimiz yüzümüzü bulmada yardımcı olurken bunu bir puzzle dikkatiyle kareleri doğru oturtmaya dikkat edelim.İyi şanslar.

Yorumlar

Popüler Yayınlar